|
ABDULLAH ÖCALAN
GERÇEĞİ
9.
ABDULLAH ÖCALAN'A GÖRE ATATÜRK VE
YUNANLILAR
Terörist
Abdullah Öcalan'ın 30 Nisan 1998 günü Atina'daki Pkk'nın
balkan temsilciliğinin açılışına gönderdiği mesajda;
Türkiye'ye ve Türk halkına ağır hakaretlerde bulunduğu,
yunanlılara hayranlık beslediği, Yunanistan'ın 1919-1922 batı
Anadolu işgalini desteklediği, bu işgal sırasında Yunan
Ordusu'nun Türk halkına yaptığı katliamı görmemezlikten
geldiği öğrenilmiştir. Söz konusu metinde Öcalan'ın özetle şu
görüşlere yer verdiği anlaşılmıştır:
"Sizlere
yabancı olmayan ve son ulusal kurtuluş savaşınızla birçok
benzerlikler taşıyan savaşımızın içinde bulunduğu bu kritik
döneme ... Barbarlığın hakim olduğu ve geçtiği yerlerde her
şeyi yok eden, dünyamızın en zengin medeniyetine sahip bir
bölge olan Anadolu'yu halklara mezar etmiş olan yabancı işgal
gücü Türkiye'nin, bugün yürüttüğü özel bir savaşla Kürt
halkının soykırımını tamamlayarak rolünü bitirmeyi
amaçladığını bilmemiz gerekiyor ...
Ayrıca,
Demirel'in Hakkari'ye yaptığı son ziyareti sırasında
kullandığı bazı ifadelerle, bu gezisini Mustafa Kemal'in 1922
yılı ağustos
ayında yunan nüfusunun soykırımı amacıyla başlatmış
olduğu saldırıdan önceki duruma benzetmesine dikkatinizi
çekmek istiyorum.
Türkiye'nin
Kıbrıs sorunuyla ilgili olarak geleceğe yönelik tek bir adım
atmadığı bilinmektedir. Ege konusunda ise gittikçe daha
saldırgan bir hal almaktadır. Kürt ve yunan halklarının
tarihini ve aynı düşmandan kaynaklanan aynı tehlikelerle karşı
karşıya olduğumuzu dikkate aldığımızda, birleşmemiz,
halklarımızın kardeşliğini pekiştirmemiz, demokratik birliği
işlememiz gerekmektedir.
Diğer
halkların siyasi çözümlere faşistçe karşı çıkmalarına boyun
eğdiğimiz taktirde, tüm balkan, Kafkas ve Ortadoğu halkları
çok şey kaybedeceğiz. Tarih sürecinde bu bölgeler dayanışma
içinde bulundukları zamanlar medeniyet kaynağı olmuşlardır. Ne
zaman Cengiz Han'ın ve Atilla'nın barbar saldırılarına boyun
eğmişlerse çöküntüler başlamıştır."
Bölücü
terör örgütü lideri Abdullah Öcalan'ın, Yunanistan meclis
başkan başyardımcısına gönderdiği mektupta da "Kürdistan halkı
şahsında Pkk, Yunanistan'ın Türkiye üzerindeki tüm haklarını
kabul etmekte ve bunların gerçekleşmesi için her türlü çabayı
göstermektedir" dediği görülmektedir.
1937
yılında doğan, 1977 yılından beri milletvekili, 1981 yılından
itibaren ise meclis başkan yardımcılığı görevini sürdüren
Panagiotis Kritikos, Türk düşmanlığı ile ünlenen biri. Hukuk
ve ekonomi eğitimi gören Kritikos'a kurye ile gönderilen
mektubun elden teslim edilemediği taktirde kurye tarafından
p1. Davaki 14 Nikaia adresine teslim edilmesi istenmiş.
Mektubun bir kısmı şöyledir:
"başkanı
olduğum Pkk hareketinin temeli 10 ağustos 1921 tarihli Sevr
Antlaşmasına dayanmaktadır. Lozan antlaşması ile inkar edilen
bu hakların
kazanılması için başlattığım mücadele sizin de
esirgemeyeceğinize inandığım yardımınızla güçlenerek devam
edecektir. Her türlü çağdaş hakları sınırlayan ve baskı
altında tutan Türkiye cumhuriyeti Devleti'nin, Yunanistan'ın
bazı toprak haklarını çiğnediğini biliyorum: partim adına bu
haklarınızı geri almanız için her türlü yardımı yapmaya hazır
olduğumuzu ve ....... Belirtmekten şeref duyarım. 1919 - 1922
yılları arasında yunanlıların, 1919 - 1938 tarihleri arasında
da Kürtlerin soykırıma uğratılmış olması Kürt ve yunan
halklarının dostluğunda ve işbirliğinde bir başka gerekçedir.
Sizin, Yunanistan – Pkk ilişkisini istenilen noktaya
getireceğinizden ve dolayısıyla ortak düşman Türkiye
Cumhuriyeti Devleti'ne karşı sürdürdüğümüz mücadelede daha
başarılı olacağımıza inanıyorum. Özellikle Pkk'yı Kürt
halkının temsilcisi olarak görmek istemeyen ..........
Devletlerini ikna etmeniz hususunda yardımlarınızı
esirgemeyeceğinizi biliyorum."
Türkçe
kaleme alındığı, Öcalan'ın mektubun sonuna el yazısıyla adını
yazdığını ve imzaladığını da belirtmektedirler.
Terörist
Öcalan, İmralı’da ise Atatürk’e övgüler yağdırıyor,
yunanlıları, Türkiye’de, Türk ve Kürt Savaşı çıkarmakla
suçluyor.
|