|
Anket

|
|
Çevrimiçi Ziyaretçiler: 4
Çevrimiçi Üyeler: 0
Toplam Üye Sayısı: 376
En Yeni Üye: TurkYildizi
|
Şehit Aileleri Derneğine Online Başışta Bulunmak İçin Resmi Tıklayın.
 |
|
| İzmir ve Çanakkale'nin düşündürdükleri... |

İzmir ve Çanakkale’nin düşündürdükleri…
Demokratik Toplum Partisi (DTP) eliyle yaşanan kışkırtmalar sonucunda ülke tehlikeli bir dönemece girmek üzere. Bölücü Terör Örgütü’ne mensup kişilerin terörist üniformaları ile Habur sınır kapısından zafer işaretleri yaparak geçmeleri ve davul zurnayla karşılanmaları bardağı taşıran son damla oldu ve halk tepki göstermeye başladı. DTP konvoyunun İzmir’de gövde gösterisi yapmaya kalkışması sonucunda İzmir halkı ayağa kalktı. Ardından da Çanakkale’nin Bayramiç ilçesinde kız yüzünden çıktığı söylenen kavga etnik çatışmaya döndü ve 2500 kişi “Kürtler dışarı” sloganlarıyla yürüdü. Bu tepkilerin önce İzmir’de daha sonra da Çanakkale’de olması ise ayrıca düşündürücüdür.
Neden İzmir ve Çanakkale? Gelin bu iki ilimizin anlamlı tarihine şöyle bir göz atalım:
İzmir: Mondros Mütarekesi imzalanmış ve İtilaf Devletleri mütarekenin ünlü 7. maddesini bahane ederek Anadolu’yu işgale başlamıştı. Ardından da İzmir Yunanlılar tarafından işgal edildi. İstanbul hükûmetince askere karşı koymama emri verildi. Silahsız ve karşılık vermeyen 400 civarında Türk askeri katledildi. Sivil halka saldırıldı. Bu olay bardağı taşıran son damla oldu ve İzmir’de Yunan postalı görmeye tahammül edemeyen Gazeteci Hasan Tahsin ilk kurşunu attı, kendisi de şehit edildi. Geçmişte Osmanlı’nın küçük bir eyaleti olan Yunanistan’ın İzmir’i işgal etmesi Anadolu halkını ayağa kaldırdı. Direniş örgütleri kuruldu. İzmir’in işgali uyuyan bir devi uyandırmıştır dersek abartmış olmayız. Sonuçta Mustafa Kemal’in Samsun’a çıkışı ile başlayan Millî Mücadele 9 Eylül’de Yunanın İzmir’de denize dökülmesiyle zafere ulaştı.
Gelelim Çanakkale’ye; Çanakkale’yi anlatmaya bilmem gerek var mı? Çanakkale’nin geçilemez olduğunu yedi düvele ispatlayan Türk milleti, Mustafa Kemal’in tarih sahnesine çıktığı Çanakkale’de bir destan yazmıştır. Gelibolu Millî Parkı’ndaki şehitliklerde Türk, Kürt, Çerkez, Laz, Arap, Alevi, Sünnî, gayrimüslim çocuklarımız koyun koyuna yatmaktadır. Toprağının bağrında bizim evlatlarımızla birlikte düşman ülkelerin evlatlarını da barındıran hoşgörü ve sabır timsali Çanakkale halkı bu hale nasıl getirilmiştir?
DTP mitinglerindeki görüntü ve sloganlar, DTP’ li vekillerin her fırsatta sergiledikleri kışkırtıcı söylem ve eylemler ile iktidarın tavizkâr tutumu sonucunda halkı birbirine neredeyse düşman ettiler. Sonunda da İzmir ve Çanakkale halkı ayağa kalktı. Bugüne kadar hiç bir ayrım olmadan yaşayan Türk milleti son yedi yılda uygulanan ayrımcı siyaset nedeniyle ne yazık ki birbirine tahammül edemez hale getirildi.
Ülkenin dört bir yanında yaptıkları eylemlerle polise ve askere saldıran, halka ve kamu malına zarar veren, otobüs yakan, dinî bayramlarda bile dur durak bilmeyen Kürt kökenli vatandaşlar, çoğunlukla çocukları kullandıkları bu eylemlerle halkta infial yaratmakta, bilerek ya da bilmeyerek nefreti körüklemeye alet olmaktadırlar.
Dillerinden “barış!” kelimesini düşürmeyen DTP lideri ve vekilleri tüm bu eylemler karşısında suskun kalmakta ağızlarından en ufak bir kınama sözcüğü bile çıkmamaktadır. DTP’ lilerin bu tutumu karşısında vatandaşın kafası karışmakta, kendilerinin bu eylemlerden haberdar oldukları ve destekledikleri kanısı oluşmaktadır. Hal böyle olunca da DTP’ lilerin samimiyetsiz siyaset yürüttükleri gerçeği ortaya çıkmaktadır. Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin İçişleri Bakanı’nı ise ortalıkta görene aşk olsun!..
Kendi eylemlerini haklı (!) gören, İzmir ve Çanakkale’de vatandaşın infialini ise kınayan, İzmir’e “faşist” diyen DTP mensuplarının artık bir özeleştiri yapmalarının zamanı gelmiştir.
İzmir ve İzmir halkı “faşist” değil aksine geçmişte olduğu gibi faşizme ve emperyalizme karşı duran, bölücülüğe ve işgale asla geçit vermeyen, laikliğin ve Cumhuriyetin aşılmaz kalesidir.. Hassasiyetleri ise vatanın bölünmez bütünlüğündendir. Tıpkı Çanakkale gibi…
Ve Türkiye İzmir ile Çanakkale’den ibaret değildir. Doğusu, Batısı, Kuzeyi ve Güneyi ile bir bütündür… Mustafa Kemal ATATÜRK’ün şu sözlerini asla unutmayalım:
“ Hattı müdafaa yoktur, sathı müdafaa vardır. O satıh, bütün vatandır”
Yüzyıllardır oynanan oyun “kardeşi kardeşe kırdırma” oyunudur. Türkiye’nin coğrafi durumundan çıkar sağlamaya çalışan dış hainler ile içerideki destekçilerinin istedikleri ve bekledikleri bir iç savaşın çıkmasıdır. Ancak Türk milleti bu oyuna gelmeyecektir. Her zaman olduğu gibi sağduyulu, sabırlı ve hoşgörülü olmak zorundadır. Biz geçmişte olduğu gibi gelecekte de birlikte bağımsız, güçlü ve mutlu bir Türkiye’de yaşamak istiyoruz. Böyle bir Türkiye’yi inşa etmek ise başta iktidar partisi olmak üzere meclisteki tüm siyasilerin görevidir. Bunun için Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne gönderildiler…
Terör üzerinden nemalanan ve siyaset yapan tüm partilere de karşıyız…
ABD ve AB’ yi “dostumuz(!)”, “müttefikimiz (!)” sananlara gelince; Hiç güvenmesinler! Onların nasıl ikiyüzlü politikalar yürüttükleri tarihte kayıtlıdır…
***
Gideceğimiz başka ülke, başka Türkiye, altında yaşayacağımız başka bayrak yoktur. Sadece ordumuza ve kendimize güvenmek zorundayız.
Oyuna gelmeyelim, ancak;
Meydan da boş değildir!..
Tülay Hergünlü
İstanbul, 01.12.2009 |
| Yorumlar |
|
Henüz yorum yapılmamış.
|
| Yorum Yap |
|
Yorum Yapmak İçin Üye Olunuz.
|
| Oylama |
|
Sadece üyeler oylayabilir.
Lütfen Üye olun ya da Üye girişi yapın.
Henüz bir oylama yapılmamış.
|
 Güvenlik Sistemi Aktif..
|
|
Mesaj göndermeniz için üye olmanız gerekmektedir.
|
Sitenize Ağaşıdaki Kodları Yerleştirerek Bize Destek olabilirsiniz.

|
|